I am I.E. Pardalos, a self-taught Turkish artist working primarily with reclaimed wood.
I live in Ankara, the capital of the Republic of Türkiye. I am 66 years old, retired, married, and the father of two daughters. For many years, I have been creating artworks at home, driven by a constant desire to transform discarded and forgotten materials into original works of art.
The wood I use is collected from nature and forgotten places. I do not force these pieces into new shapes; instead, I respect their original forms and bring them together through thoughtful composition. Each fragment carries its own history, texture, and memory.
I do not use professional woodworking machinery such as wood lathes, band saws, table saws, CNC routers, or similar industrial equipment. Every artwork is entirely handcrafted using simple hand tools, allowing the natural character of each material to guide the creative process.
My ongoing collection, "Silent Witnesses," explores time, memory, and human presence. When these wooden elements come together, they form quiet, human-like figures—silent observers rather than actors. I prefer simplicity, leaving space for viewers to discover their own emotions and interpretations.
Imperfections, erosion, and the marks of time are never hidden; they are essential to the identity of every artwork. Alongside reclaimed wood, I also create sculptural relief paintings in my "Living Textures" series, where I explore texture, depth, color, and transformation through layered mixed-media techniques.
Every artwork I create is handmade, one of a kind, and impossible to reproduce exactly.
Ben, ağırlıklı olarak geri kazanılmış ahşapla çalışan, kendi kendini yetiştirmiş Türk sanatçısı I.E. Pardalos'um.
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara'da yaşıyorum. 66 yaşındayım, emekliyim, evliyim ve iki kız babasıyım. Uzun yıllardır evimde, doğada ve unutulmuş yerlerde bulduğum malzemeleri özgün sanat eserlerine dönüştürme tutkusu ile üretim yapıyorum.
Kullandığım ahşap parçalarını doğadan ve terk edilmiş yerlerden topluyorum. Bu parçaları zorla değiştirmiyor, doğal biçimlerine saygı göstererek kompozisyonlar içinde yeniden bir araya getiriyorum. Her parça kendi geçmişini, dokusunu ve hafızasını taşır.
Torna tezgâhı, hızar, daire testere, CNC gibi profesyonel ahşap işleme makineleri kullanmıyorum. Tüm eserlerimi yalnızca basit el aletleriyle ve tamamen el işçiliğiyle üretiyorum. Malzemenin doğal karakteri, üretim sürecinin en önemli parçasıdır.
Devam eden "Sessiz Tanıklar (Silent Witnesses)" koleksiyonum; zaman, hafıza ve insanın varlığı üzerine odaklanır. Ahşap parçaları bir araya geldiğinde sessiz, insanı andıran figürlere dönüşür. Bu figürler hikâyenin kahramanları değil, sessiz tanıklarıdır. Sadeliği tercih eder, izleyicinin kendi duygularını ve yorumlarını esere katmasına alan bırakırım.
Zamanın izleri, çatlaklar ve doğal aşınmalar benim için kusur değil, her eserin kimliğini oluşturan en önemli unsurlardır. Geri kazanılmış ahşabın yanı sıra, "Yaşayan Dokular (Living Textures)" adlı rölyef tablo serimde katmanlı karma teknikler kullanarak doku, derinlik, renk ve dönüşümü araştırıyorum.
Ürettiğim her eser tamamen el yapımı, tek ve özgündür; birebir aynısı yeniden üretilemez.